DOLAR 47,5800 0.1%
EURO 54,9661 0.2%
ALTIN 6.358,092,04
BITCOIN 30471420.8%
Kırşehir
30°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Tıptaki Tüm Gelişmelere Rağmen Ömrümüzü Kısaltan 3 Cephe!

Tıptaki Tüm Gelişmelere Rağmen Ömrümüzü Kısaltan 3 Cephe!

ABONE OL
4 Ağustos 2026 11:00
Tıptaki Tüm Gelişmelere Rağmen Ömrümüzü Kısaltan 3 Cephe!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tıp alanındaki tüm gelişmelere rağmen yaşam süresindeki artış beklenenden çok daha yavaş. Elimizdeki tüm tıp teknolojisine rağmen bu nasıl mümkün oluyor? Dünyanın saygın bilim dergilerinden PNAS’ta yayımlanan çalışma, özellikle 1970 sonrası doğan kuşaklarda ölüm hızlarının önceki nesillere göre daha yüksek seyrettiğini gösteriyor. Bu tablonun arkasında yalnızca hastalıkların değil, modern yaşam alışkanlıklarının da bulunduğunu belirten Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız, “Bugün karşı karşıya olduğumuz en büyük risk, tıbbın yetersizliği değil; yaşam biçimimizin sağlığımızın önüne geçmiş olmasıdır. Çocuklarımızın bizden daha uzun ve daha sağlıklı yaşaması hâlâ mümkün, ancak bunun için bugünden harekete geçmeliyiz” uyarısında bulunuyor.

BİR SONRAKİ NESLİN ÖMRÜ GİTGİDE KISALIYOR MU?

Dünyanın saygın bilim dergilerinden PNAS’ta Mart 2026’da yayımlanan kapsamlı bir araştırma, yaşam beklentisindeki artışın son yıllarda belirgin biçimde yavaşladığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, 1970 sonrası doğan kuşaklar aynı yaşlardaki önceki nesillere kıyasla daha yüksek ölüm oranlarıyla karşı karşıya. Çalışmada, ABD’de ortalama yaşam beklentisinin 2010-2019 yılları arasında yalnızca 0,26 yıl arttığı, buna karşın önceki dönemlerde her on yılda ortalama 1,78 yıllık artış sağlandığı belirtildi. 

ÇOCUKLARIMIZIN BİZDEN DAHA UZUN YAŞAYACAĞINI DÜŞÜNÜYORDUK AMA… 

Tıp alanında yaşanan önemli gelişmelere rağmen yaşam süresindeki kazanımların giderek azaldığına işaret eden çalışmayı değerlendiren İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız, hekimlik mesleğine başladığı günden bu yana tıp ilerledikçe insan ömrünün de uzayacağına inandığını belirterek, “Çocuklarımızın bizden, bizim de anne babalarımızdan daha uzun yaşayacağını neredeyse değişmez bir gerçek olarak görüyorduk. Ancak bugün ilk kez, bu beklentinin düşündüğümüz kadar güçlü olmayabileceğini gösteren bilimsel verilerle karşı karşıyayız” diyor. 

ÖMRÜMÜZÜ KISALTAN YAŞAM ALIŞKANLIKLARIMIZ VAR

Peki tıptaki tüm gelişmelere rağmen neden bir sonra gelen neslin ömrü kısalma eğiliminde? Dr. Erkan Sarıyıldız’a göre yanıtın önemli bir kısmı hastanelerde değil, günlük yaşam alışkanlıklarımızda saklı. Beslenme biçimimizden fiziksel aktivite düzeyimize, uyku düzenimizden kronik strese ve sosyal yaşamımıza kadar pek çok faktör, yaşam süremizi sandığımızdan çok daha fazla etkiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Erkan Sarıyıldız yaşam beklentisindeki bu yavaşlamanın üç temel alanda yoğunlaştığına dikkat çekiyor. 

İşte tıptaki tüm gelişmelere rağmen ömrümüzü kısaltan 3 cephe!

• Kalp ve damar hastalıkları yeniden yükseliyor
Onlarca yıl boyunca düşüş gösteren kalp krizi ve damar tıkanıklığına bağlı ölüm oranları son yıllarda duraklasa da bazı yaş gruplarında yeniden artış eğilimine girdi. Dr. Erkan Sarıyıldız’a göre bunun en önemli nedenleri; obezite, tip 2 diyabet ve metabolik hastalıkların giderek daha genç yaşlarda görülmeye başlaması. Bir dönem daha çok ileri yaşlarda karşılaşılan bu hastalıklar, artık 40’lı yaşlarda da sıkça görülüyor.

• Kolon kanseri daha genç yaşlarda görülmeye başladı
 Araştırma kapsamında özellikle beslenme alışkanlıkları ve obeziteyle yakından ilişkili olan kalın bağırsak (kolon) kanserindeki artış dikkat çekiyor. Geçmişte daha ileri yaşlarda görülen bu kanser türü, bugün 30’lu ve 40’lı yaşlardaki bireylerde de giderek daha sık tanı alıyor.

• “Umutsuzluk ölümleri” yaşam süresini kısaltan önemli etkenlerden biri 
 Bilim insanlarının “umutsuzluk ölümleri” olarak tanımladığı; madde ve ilaç aşırı dozları, intiharlar, cinayetler ve trafik kazaları da yaşam beklentisini olumsuz etkileyen önemli nedenler arasında yer alıyor. Özellikle kadınlarda intihar oranlarının son yıllarda hemen her yaş grubunda artış göstermesi, sorunun yalnızca fiziksel sağlıkla değil, ruh sağlığı ve toplumsal koşullarla da yakından ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.

SAĞLIK BİR BİRİKİM HESABI GİBİ

Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız tüm bu nedenleri birbirinden ayrı düşünmemek gerektiğine dikkat çekiyor. “Kötü beslenme obeziteye, obezite kalbin yo

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.